26 Mart 2010 Cuma

Neden?


Masum bir çocuksun. Ama kanatların karanlık senin. Göz alıcı, parlak, siyah..

Aynı bünyede öyle çok sen var ki, hepsini de giyinmişsin inceden inceye o her zamanki titizliğinle. Yakıştırmışsın da... Her birini tek tek... Yine de inanıyorsun hala masum olduğuna. Biliyorum çünkü sen inanmasan ben de inanmazdım.

Ben sana inanmayı çok sevdim... Yalanlarını sevdim, dürüstlüğünü sevdim.

En çok anahtarlarının sesini sevdim, kapıdan girişinin habercisiydi onlar, üç saniye fazladan mutluluk...

En çok ceketini çıkarırken ayaküstü anlattıklarını sevdim. Beni görmezdin o an, kokumu almazdın, kafanı işten güçten arındırmak için gevezelik ederdin. O anlarda çıplak olurdun, kanatların bile kaybolurdu. Mutlu olurdum. Sonra giyerdin sevgili kostümünü, gelir sarılırdın. Koklardın. Koklardım... En çok kokunu sevdim.

Ben seni en çok uyurken sevdim. Nefesini dinlerdim, kalbinin atışını duymaya çalışırdım yattığım yerden, duyardım da... Sana bir şey olursa naparım diye korkardım, bencilce kendimi düşünürdüm. En çok seni kaybetmekten korkmayı sevdim.

Seninle kavga etmeyi bile sevdim, gözlerine yüklediğim anlamları, senin adına mazeretler üretmeyi...

Ben seni en çok ağladığında sevdim, gece rengi kanatlarını göz yaşlarınla beyaza boyadığında... Kesip atmak istiyorsun aslında, biliyorum. Yapamazsın. Boşuna kendi canını acıtma.

Ben seni en çok sabırlı olduğunda sevdim. Ağır ağır eldivenlerini giyişini izlemeyi sevdim. Geride parmak izi bırakmamakmış amacın, bilemedim.

Ben seni en çok, beni öldürürken sevdim.

Artık seni hiç sevmiyorum sevgilim...

Acaba ben mi seni öldürdüm, işte onu da bilemedim.

0 hımmm:

Yorum Gönder