30 Mart 2010 Salı

ZAMANSIZ

Güneş bu gün yine erken doğdu. Benim payıma gün batımı düştü.

Güneş battı, ben doğdum.

Pişman oldum...

Yazamadığım mutlu sonların soluğu ensemde... Yaşamayı beceremediğim hayatım öfke dolu bir hayalet gibi her gece yatağıma sızıyor. Uyanıyorum. Erguvan mevsimi bir hayal olmaktan bile uzak. Bu aralar hayal kurma hakkını bile kendime çok görüyorum.

Peki benim öfkem? İçimde tutamadığım artık, sığdıracak yer bulamadığım, ellerimle tutamadığım ama her yerimi saran, o iğrenç, zift gibi yapışan ayağıma, silmeye çalıştığım her yeri karaya bulayan... Öfkem... Kime olduğunu bilmediğim.

Bulsam bir günah keçisi, yüklesem her suçu, nefret etsem, kurtulsam... Edemiyorum. Bunca öfkenin arasına küçük de olsa bir parça nefret sığdıramıyorum.. Bağırıp çağırıp suçlayamıyorum kimseyi. Bu hakkı da vermiyorum kendime. Veremiyorum. Nasıl bir tohumum ben, ne sanıyorum kendimi... Ukalalık ve kendini beğenmişlik kokuyor bu en insani duyguyu, nefret etme hakkını kendime çok görmem. Şüphe ediyorum kendi samimiyetimden, insanlığımdan, iyiliğimden...

Ya sen beni ne sanıyorsun? Sabır taşı mı...

Tek bir neden istiyorum, neden diye sormaya devam edebilmek için... Tek bir sebep, bu yataktan kalkmak için. Tek bir amaç, uğruna yaşamak için. Elle tutulur tek bir gerçek istiyorum, gözlerimi kapatıp yeniden açtığımda hala orada duruyor olsun. Tek bir adam istiyorum, cesur olsun. Değişmesin istiyorum artık, dünya, hayat, kaymasın ayaklarımın altından yer en sağlam bastığımı sandığım anlarda.

Korkmadan uyusam... Güneşle beraber doğsam bu kez... Gözlerim aydınlıktan kamaşsa... Şaşırsam...

Uyansam... Vazgeçsem bu budalalıktan.

Geçmişe dönsem, uyarsam kendimi, herkesi... İnanmazlar değil mi. Belki ben bile inanmam kendime. Yine bildiğimi okurum. Giderim burnumun dikine duvara toslayana dek. Yine giderler bildikleri yöne. Yine hep beraber gözlerimiz kör olur birbirimize duyduğumuz güvenle. Sahi görmeye başladık mı birbirimizi... Başlamadık mı hala?

Aferin bize... Aynen devam böyle.

Vazgeçsek bu budalalıktan...

2 hımmm:

cem dedi ki...

başkasının çizdiği yoldan gidip toslamaktansa, kendi yolunda tosla. en azından içinde bi ''acaba?'' kalmaz...

b. dedi ki...

acabalar hep var.

Yorum Gönder